15 Mayıs 2017 Pazartesi

Yazarımız Rölantidedir

Binbir zahmetle geliştirdiğim tükenmez kalemle yazı yazma yeteneğimi pat diye kaybettim.


Son yazıyı 12 Mart’ta yazmışım. Ondan önceki haftalarda üzerime bir hırs geldi, günde dört beş yazı döktürmeye başladım. Onların iletilmesi, temize çekilmesi, yayınlanması Nisan ortalarını buldu. Sonra şunlar bunlar oldu, düzen değişti, beklentiler değişti, yazamaz oldum. Bir buçuk aydır elime doğru dürüst kalem almış değilim.

25 Martta Foça Açık Cezaevine geçtim. Öncekilere oranla burası cennet bahçesi gibi bir yer. Daha doğrusu vasati Türk devlet memurunun hayalindeki cennet tatil köyü: çay bahçesi, kırık süs havuzu, güllü bordür, temiz hava, dağlar, uzakta deniz, çevrede yedi yüz tane sohbete hazır işsiz güçsüz adam. Daha ona tam adapte olamadan bir hafta izin kullandım; bir buçuk yıldan beri ilk kez dış dünyayla temasım oldu. Unuttuklarımı biraz olsun hatırladım.

Şimdi gene kürkçü dükkanındayım. Galiba bilgisayarım olacak, Çarli’nin emektar meleklerine daha az iş yükü düşecek. Ama bilgisayar beklentisi doğunca kötü bir şey oldu. Binbir zahmetle geliştirdiğim tükenmez kalemle yazı yazma yeteneğimi pat diye kaybettim. Şimdi aklıma bir yazı fikri gelirse kalemi ele almaya feci üşeniyorum, “dur, bilgisayar gelsin yazarız” moduna geçiyorum. Yaklaşık yüz tane yazı o yoldan embriyon halindeyken öldüler.

Arada çok kitap okudum. Az yazınca çok okunuyor. Houellebecq’in Soumission’u (“Teslimiyet” diye çevrildi galiba), Dave Eggert’in The Circle’ı, Cormac MacCarthy’nin The Road’ı roman faslından. Sonra Charles Eisenstein Sacred Economics (akıl sarsıcı ama nihai olarak fantezi), David Graber An Utopia of Rules (bürokratik egemenliğe dair parıltılı bir çalışma), Rashdall The Universities of Europe in the Middle Ages (anıtsal; bunu ayrıntılı yazacağım, sabredin), J.J. Norwich The Popes (papalığın tarihi, potboiler), Alastair Bonnett Off the Map (haritalarda yer almayan yerlere dair bir kitap; fikir ilginç, uygulama tıraş), bir de Cyprian Broodbank  The Mediterranean from the Origins to the Down of the Classical Age, Akdeniz havzası arkeolojisindeki en son her şeyi harmanlayan külliyatlı bir eser.

Hepsini birer birer yazacağım, söz. Şu bilgisayar gelsin… 

6 yorum:

  1. Bu iş hiç hoşuma gitmedi Sevan Bey :D Demek serbest kalsanız müktesebatınızdan tümden mahrum kalacağız.
    Şaka bir yana, hayatınızdaki yeni gelişmeler ve görece iyileşmeler için memnun olduğumu söylemek isterim. En kısa zamanda, bu boşluğu telafi edecek yeni paylaşımlarınızı bekliyoruz.
    Bilgiye aç, bencil kullarınız

    YanıtlaSil
  2. Sevan iyi ki geldin, acayip bağımlılık yapmıştın çünkü. Kitap özetlerin( Harari), tarihe dayalı tartışmaların (Anadolu nasıl Türkleşti, Çek defteri), çok ilginç tarihsel batı-doğu kesişmelerinden örnekler (Palermo'daki sarayında Araplarla ahbaplık kurup lavtanın Avrupa'ya gelmesine vesile olan Alman prens), müzik tavsiyeleri (Bach passionları) sayesinde kestirmeden yarı entellüktüel havalarına girdik, hatta yaşadığımız Avrupa ülkesinde konuştuğumuz insanlara bunlardan çıtlattığımızda gözlerindeki ışığı gördük, fanusumuzdan dışarı çıkmış insanlar olarak özgürleştik sayende. Yavaş yavaş bu tarzı da özümsedik, her siyasi olayı ve yapıyı derin tarih perspektifi ve karşılaştırması ile görmeye , daha kolay anlamaya alıştık ve bunu çok sevdik. İyi ki varsın.

    YanıtlaSil
  3. Sakın bekletme erken yaz

    YanıtlaSil
  4. Bekliyoz Sevan abi...

    YanıtlaSil
  5. Hele şükür, Sevan Bey! Ben de, bir görünüp bir kaybolan "Yanlış Kutup" yazısı yüzünden göze geldiniz sandım, ödüm koptuydu.. Oysa korktuğumun aksine şartlar biraz daha ehvenleşmiş görünüyor. Aman nazar değmesin. Tek siz iyi olun, biz beklemeye razıyız.. Memlekette okuyacak dişe dokunur pek bir şey kalmadı sizin yazdıklarınızdan başka, sizin yayın da kesilirse halimiz harap. Bekleriz elbet, nasıl olsa beklediğimize değecek Nailî üstadın dediği gibi:
    Kadem kadem gece teşrifi Nailî o mehin
    Cihan cihan elem-i intizara değmez mi

    YanıtlaSil
  6. Madem yazı yazacaksınız, epeydir aklımda olan ve bildiğim kadarıyla tamamen bakir kalmış bir konu sipariş verebilir miyim?
    M.Kemal Atatürk'ün Milli mücadele öncesi ekonomik durumu.. Maaşı ne kadardı? İkramiye aldı mı? Gazeteye (Minber) sermaye koymuş deniyor. Koyduğu sermaye ne kadardı? Bir geminin yüküne para yatırdığı söyleniyor. Doğru mudur.. vs... Kısacası; Parasal durumu nasıldı?

    YanıtlaSil